Nasrullah Kadı Cami
284 metre
Osmanlı döneminden kalma muhteşem bir eser. Şadırvanı ilgi çekici.nŞehrin ana meydanı...
Yorumlar
Külliye'nin ilk yapımı Yavuz Sultan Selim'in hocası Halimi Çelebi'nin yaptırdığı cami ile başlamıştır. Daha sonra 1547 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın Hazine Reisi Yakup Ağa camiyi tadilata alıp; yanına medrese, imaret, misafirhane ve sıbyan mektebi inşa ettirerek yapıyı külliye haline getirir.nCami; kesme taştan yapılmıştır, kubbeler kurşunla örtülüdür. Minaresi Cami’nin güneybatı köşesine inşa edilmiştir. Caminin kapısı ahşap ve sedef işçiliği ile dikkat çekmektedir. Oyma sanatının en iyi örneklerinden biridir. Kapı kanatlarındaki panolarda; ‘’Bu Cami’nin kapısı her zaman sevinçle açılsın’’ ve ‘’Ben Allah’ın birliğine şahadet ederim’’ yazıları bulunmaktadır.nİmarethane Aşevi; külliyenin kuzey tarafında yer alır. Aşevi bitişiğinde önü revaklı, üzeri kubbeli ve misafirhane olarak kullanılmış beş oda bulunur. Yakup Ağa imaretinde, günün her saatinde sıcak çorba bulunduğu, bu imaret kapısının daima açık olduğu, zengin fakir ayrımı yapılmaksızın gelen her misafire ikram yapıldığı anlatılır. Ağa İmareti olarak anılmasının nedeni bu imaretin halk üzerinde bıraktığı olumlu etkidir.nSıbyan Mektebi; beş ile on yaş arasındaki erkek ve kız çocuklarına din eğitimi verilen ve okuma yazma öğretilmektedir. Sıbyan mektebi günümüzde el sanatları satış yeri olarak kullanılmaktadır.nMedrese; külliyenin diğer bir kısmını oluşturur. Girişinde üzeri kubbeli odalar, güneyinde de tonoz örtülü odalar vardır. Osmanlı medreseleri arasında belirli bir plan tipine uymayan kendine özgü bir yapı şekli vardır.
Külliye'nin ilk yapımı Yavuz Sultan Selim'in hocası Halimi Çelebi'nin yaptırdığı cami ile başlamıştır. Daha sonra 1547 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın Hazine Reisi Yakup Ağa camiyi tadilata alıp; yanına medrese, imaret, misafirhane ve sıbyan mektebi inşa ettirerek yapıyı külliye haline getirir.nnCaminin kapısı ahşap ve sedef işçiliği ile dikkat çekmektedir. Oyma sanatının en iyi örneklerinden biridir. Kapı kanatlarındaki panolarda; ‘’Bu Cami’nin kapısı her zaman sevinçle açılsın’’ ve ‘’Ben Allah’ın birliğine şahadet ederim’’ yazıları bulunmaktadır.nnKülliyenin bahçesinde bir kafe yer almakta ve ayrıca yöresel ürünler satılmaktadır. Bunun yanında külliyenin binalarından biri helva evine dönüştürülmüştür. Burada Yakup Ağa çekme helvaları yapılmaktadır. Helva yapımını izleyebilir ve helvaların tadına bakabilirsiniz.
Akşam yürüyüşünden sonra şehir manzarasına karşı çay içmek için harika bir yer. Saat Kulesi ile birbirlerine bakışıyorlar resmen. Bir de dost muhabbeti eklenince bütün gece oturabilirsiniz.nnBurası, Kastamonu’daki Yakup Ağa Külliyesi. 1547 yılında Yakup Ağa tarafından restore edilip külliyeye dönüştürülmüş olan yapı, cami, medrese, sıbyan mektebi ve imaretten oluşuyor. Camisi kesme taşla yapılmış, kubbeleri kurşunla kaplı ve kapısındaki ahşap-sedef işçiliği ile oyma süslemeler dikkat çekiyor. Hem tarihi hem de mimari değeriyle mutlaka görülmesi gereken bir kültürel miras niteliğinde.
Külliye kısmen şehre tepeden hakim bir noktada bulunuyor. Semaverden çayınızı içip şehri izleyebilirsiniz.nKülliyenin içinde cami, hediyelik eşya dükkanları ve hemen aşağısında helva evi var.Helvanın yapılışını da izleyebiliyorsunuz biz kapalı olduğu zamanda gittiğimiz için izleyemedik ama helvaları çok taze ve lezzetliydik mutlaka tatmalısınız.İkramda da bulunuyorlar.
Yakupağa külliyesine gittim, seyirlik bir yerde şehri yukarıdan görüyor, dar eski ve biraz yokuş sokaklardan ulaşabiliyorsun,nYaşlı ve engellilerin yürüyerek ulaşımı biraz zor olabilir, ancak manevi atmosferi, cami ve etrafının güzelliği insanı büyülüyor,n1500'lü yılları düşünüyorsun, o kesme taşları nerden bulmuşlar oralara getirip muazzam bir şekilde nasıl yapmışlar..nPadişah Yavuz Sultan Selim zamanını düşünüyorsun..nCamii Yavuz'un hocası Halîmi Çelebi tarafından 1514 yılında yaptırılmış, camiyide içine alacak şekilde külliye 1547'li yıllarda Yakupağa tarafından yaptırılmış.