facebooktwitterpinterest

Unterirdische Stadt Derinkuyu adresi, iletişim bilgileri

Hikayemiz

Derinkuyu ist neben Kaymaklı die berühmteste der unterirdischen Städte in Kappadokien und befindet sich im gleichnamigen Ort. Dieser liegt in der türkischen Provinz Nevşehir 29 Kilometer südlich der Provinzhauptstadt. Neben Derinkuyu werden in Kappadokien über 50 unterirdische Städte vermutet; 36 wurden bislang entdeckt, aber nur die wenigsten der Öffentlichkeit zugänglich gemacht. Derinkuyu ist dabei die größte zugängliche Anlage. Die Entstehungszeit dieser Städte und auch Derinkuyus ist umstritten. Manche Archäologen sehen in den Hethitern vor über 4000 Jahren die Erbauer. Andere vermuten, dass Christen die Städte zum Schutz vor Verfolgern angelegt hätten. Sicher ist, dass erst die christlichen Bewohner zwischen dem 6. und dem 10. Jahrhundert den Anlagen ihre heutige Form gaben.BeschreibungDas Tunnelsystem wurde 1963 zufällig entdeckt. Seitdem wurden acht Stockwerke freigelegt, die freigelegten Räume haben insgesamt eine Fläche von 2500 Quadratmetern. Bereits im Jahre 1965 wurde die Anlage der Öffentlichkeit zugänglich gemacht; der tiefste zugängliche Punkt liegt 55 Meter unter der Oberfläche. Schätzungen zufolge ist nur ein Viertel der ursprünglichen Anlage freigelegt worden.Die oberen Stockwerke waren vorwiegend als Wohn- und Schlafräume eingerichtet, aber auch eine Weinpresse und ein Klosterkomplex waren darin untergebracht. Haustiere wurden ebenfalls unterirdisch gehalten. In den unteren Stockwerken befanden sich Versammlungs- und Lagerräume sowie ein Kerker. Mehrere Räume in verschiedenen Stockwerken wurden höchstwahrscheinlich als Kirchen genutzt, darunter die sogenannte „Kleeblatt-Kirche“ im siebten Stockwerk, die in Form eines Kreuzes angelegt ist. Sie hat eine Länge von 25, eine Breite von zehn und eine Höhe von drei Metern. Die Schätzungen über die Zahl der Bewohner sind widersprüchlich und schwanken zwischen 3000 und 50.000. Es wird vermutet, dass Derinkuyu durch einen neun Kilometer langen Tunnel mit der unterirdischen Stadt im Nachbarort Kaymaklı verbunden war.

Adres: Derinkuyu



ilgili aramalar: Unterirdische Stadt Türkei, Die größte unterirdische Stadt der Welt, Unterirdische Stadt Deutschland, Derinkuyu unterirdische Stadt Türkei, Unterirdische Stadt Kappadokien, Unterirdische Stadt Midyat, Unterirdische Stadt Mardin, Derinkuyu alter
Unterirdische Stadt Derinkuyu'nun yakınındaki benzeri yerler
Деринкую Деринкую 0 metre Деринкую́  — древний многоярусный подземный город, крупнейшее доступное для туристов ...
Kota bawah tanah Derinkuyu Kota bawah tanah Derinkuyu 0 metre Hangi tarihlerde yaşandığı bilinmeyen,dünya üzerinde bilinen ilk haberleşme sistemini...
Derinkuyu (underground city) Derinkuyu (underground city) 0 metre Süper, yaz günü sıcak saatlerde gidip serinlemek ve tarih koklamak için harika bir ye...
Derinkuyu Yeraltı Şehri Derinkuyu Yeraltı Şehri 0 metre Garip bir yer. Enerjini sevmedim. Tabii ki görülmesi gereken enteresan bir yer. Gizem...
The underground city and Monasteries of Derinkuyu The underground city and Monasteries of Deri... 0 metre The Derinkuyu underground city is an ancient multi-level underground city in the Deri...
Cidade subterrânea de Derinkuyu Cidade subterrânea de Derinkuyu 618 metre Muhteşem bir tarihi mekan. Kasım ayında gittiğimiz için çok kalabalık yoktu. Müzekart...
Yorumlar
Süper, yaz günü sıcak saatlerde gidip serinlemek ve tarih koklamak için harika bir yer, dar yollardan geçerek dönemin insanlarının nasıl yerlerde yaşadıklarını gözlemleyebiliyorsunuz, gerçekten etkileyici o basamaklardan inerken hayretler içerisinde kalıyorsunuz. Bölge göreme ile ıhlara arasında yer alıyor aynı yerde ziyarete kapalı bir de kilise var yer altı şehrinin havalandırma bacası mükkemmel, hangi tarihte yapıldı bilmiyorum ancak okuduğum kadarıyla m.ö. 3000 li yıllardan bahsediliyor, mutlaka gidilmeli görüşmeli, etkileyici büyüleyici havası hissedilmeli
oldukça büyük bir yeraltı şehri içeride kaybolur gibi bir hava oluşuyor ama sizi çıkışa yönlendiren oklar mevcut. gezmesi oldukça zevkli bir yerdi. yazın en sıcak günlerinde bile içerisi soğuk yetişkinler için sorun olmaz ama küçük çocuğunuz varsa üstüne ince bir örtü almanızı tavsiye ederim. adınıda almış olduğu derin kuyunun dibine inmek ve çıkmak zahmetli biraz yolu dar ve basamak sayısı fazla ayrıca yolda karşı yönden gelenlerle karşılaşınca alan iyice darlaşıyor. genel olarak yükseklik yeterli olsada bazı yerlerinde iyice çömelip geçmeniz gerekiyor uzun boylu insanlar biraz zorlanabilir. müzenin hemen dışında yerli halkın el emeği yaptığı süs eşyaları ve bebeklerin olduğu ufak bir çarşı da mevcut. ayrıca hemen yakınında mimarisi çok güzel bir kilisede mevcut orayada bakmanızı tavsiye ederim, bizim gittiğimiz Ağustos ayında kilisenin içi kapalıydı ama dışını gezebildik. müze kart geçerli
Çok etkileyici bir yer. Bu bölgeye gelen herkesin gelip görmesi gerektiği muazzam bir yer. Gelmeden önce Youtube üzerinden TRT belgeselini izleyerek geldik. İnsanlar bir zamanlar burada nasıl yaşamış hayret etmemek elde değil. İnşaat ve jeoloji bilmeleri, ısıtma, havalandırma ve ışıklandırma sistemi oluşturmaları hepsi çok ilginçti. Müzekart geçerli. Bebek arabası, evcil hayvan vs ile girilmiyor çünkü bazı alanlar o kadar dar ki geçmekte zorlanıyorsunuz. Kırmızı oklar gidiş yönünü, mavi oklar çıkış yönünü gösteriyor. Derine indikçe anksiyete durumları başlıyor. Kalp gibi rahatsızlıkları olanlar için girişte levha var. Dikkatli olmakta fayda var. Herkesin gelip görmesini tavsiye ediyorum. Müze ile alakalı olarak, keşke bir broşür dağıtılsa ya da rehber eşliğinde gezilse daha bilgilendirici olabilirdi.
Girişte müzekart geçerli. Çok dar alanları var. Eğer korkunuz varsa tavsiye etmem . Hem dar hem de insan kalabalığı oluyor . Kendinizi kötü hissedebilirsiniz . Kırmızı oklar aşağı inişi gösteriyor . Mavi oklar yukarı çıkışı gösteriyor. Belli bir alanda hem iniş hem çıkış yeri bir bu yüzden insanlar dar alanda beklemek zorunda kalıyor .
Yerin üstünden çok altını merak edenler için mükemmel Hafta içi gittik birkaç turist kafilesi vardı. Müze kart geçerli. Malesef yerli turist ilgisi yok. Ürgüpe çok yakın olmasına rağmen yerli turist tercih etmiyor. İçine girdikten sonra başka bir dünyasınız. Geçmiştesiniz artık. Dar merdivenlerden inerken gelen var diye bağırmanız gerek çünkü iki kişiyi bırakın tek yürümek bile zor. Bazı odalar var sıfır hava nefesinizi tutmanız gerek. Alt kattan çıkanların nefes nefes kalması sizi korkutmasın muhakkak aşağıyıda görün. Fakat ciddi sağlık sorununuz varsa inmeyin. Etrafında ise yöresel gözleme yapan kafeler var.
Orada gezmek çok da kolay sayılmaz. Geçitler, koridorlar ve merdivenler genel olarak oldukça dar ve de alçak. Genelde eğilerek yürümek zorunda kaldık. Buraya kadar her şey tamam. Sorun şu ki görevlileri sadece girişte turnikeden geçerken veya bilet alırken görüyorsunuz. İçerideki misafirler bu daracık alanda yönlendirmelere aldırmadan geri dönmek için gidiş istikametini kullanıyor diye sinirlenmiştik ki, geri dönüşe başlayınca fark ettik; aynı zamanda bu güzergah geri dönüş rotasıymış. Hiç kimse yönlendirmiyor ve tek başına zar zor yürüdüğünüz o koridorlardan karşılıklı, insanlarla geçişmeye çalışıyorsunuz.. Bir çok turistin ilgisini çeken bi yerin bu kadar özensiz durumda işletilmesi gerçekten çok üzücü.. Tuvalet de hiç iyi durumda değildi.
Garip bir yer. Enerjini sevmedim. Tabii ki görülmesi gereken enteresan bir yer. Gizemli ve korkutucu bir havası var. İçerde soluduğunuz hava nemli. Yaz aylarında ceketsiz de girebilirsiniz. Serin ama soğuk değil. Hatta insan ilk adaptasyon sürecinde terliyor bile. Kilolu biri olarak 5 kat rahat inebildim. Ama altıncı kata inmeye cesaret edemedim 110 basamaklı dar bir tünelden geçmek gerekiyor ve çıkış da aynı yerden. Bir de o basamakları geri turmanmak var. Bunu yapamazdım. 5. Katta biraz nefesim de kesildi açıkçası. Oraya kadar sorunsuzdu. Hakkında anlatılanlara inanmalı mı bilemiyorum ben daha çok komplo teorisi kısımlarıyla ilgileniyorum ki bunlar bayağı korkutucu : Bir daha orada olmak istemem
1963 yılında evini tadilat yaptırmak isteyen bir köylü tarafından keşfedilen. Hitit, Roma, Bizans dönemlerinde kullanıldığı söylenmektedir. Kesinlikle görmeniz gereken yerlerden. Klostrofobi korkusu olanlar için tavsiye etmiyorum. Karanlık dar ve alçak yerlerden geçiyorsunuz. Boyunuz uzunsa çok eğilmek zorundasınız dikkat edin. Giriş ücretli müze kartla giriliyor.
Müze kart geçerli. Yakınlarında otopark var 1-2 saat ayırmanız gerekecek. Kaymaklı yeraltı şehrinde olduğu gibi burada da büyük bir topluluğu içinde barındıracak ve ihtiyaçlarını karşılayacak mekânlar vardır. Kapadokya bölgesinin jeolojik oluşumu sayesinde inşa edilmiş sekiz katlı Derinkuyu Yeraltı Şehri, büyük bir topluluğu içinde barındıracak ve ihtiyaçlarını karşılayacak mekânlardan oluşuyor. Bölgede bulunan bir diğer örnek olan Kaymaklı Yeraltı Şehri'nden farklı olarak Derinkuyu'da bir misyonerler okulu, günah çıkartma yeri, vaftiz havuzu ve ilgi çekici bir kuyu da bulunuyor. Derinkuyu'nun ilk yerlileri Asur kolonilerine kadar uzanıyor. II. yüzyılda Roma İmparatorluğu'nun zulmünden kaçan ilk Hıristiyanlar Antakya ve Kayseri üzerinden Kapadokya'ya gelerek buraya yerleşmişler. Bölgedeki yeraltı şehirlerini kuran ilk Hıristiyanlar, girişleri kolayca fark edilemeyecek şekilde yapılmış bu şehirlerde saklanarak Romalı askerlerin zulmünden kurtulabilmişler. Yeraltı şehirlerinde uzun süre dışarı çıkmadan yaşamak zorunda kalabilecekleri için erzak depoları, havalandırma bacaları, şarap imalathaneleri, kiliseler, manastırlar, su kuyuları, tuvaletler ve toplantı odaları yaparak alanlarını genişletmişler. Birbirine bağlı odalardan oluşan bu şehirlerde bazı odalar ancak bir insanın geçebileceği kadar dar tünellerle birbirine bağlanıyor. Tünellerin giriş çıkışlarında güvenlik nedeniyle tüneli kapatmak için kullanılan büyük taş silindirler var.
Üç bölümünden oluşan ve bir kısmının gezilebildiği, güzel planlanmış bir yer altı şehri. Bölümleri geçiş kapılarından anlamak mümkün. Ancak yine de gezilebilen alanın az olduğunu düşünüyorum. Daha fazla alan açılarak etkileyiciliği artırılabilir. Bu haliyle bile asırlar öncesinden yapılan planlama ve mühendisliğe hayran kalmamak elde değil. Ulaşımı çok kolay ve çevresinde park sorunu yok. Müze kartla gidilebiliyor. Girişte de temin edebiliyorlar. Yürüş rotalarını takip ederek her yeri gezebiliyorsunuz. Kırmızı iniş, mavi çıkış rotası. İnsanlar bilmediği için tarif ederek rehberlik yaptığımızdan yazmak istedim. Tuvaleti ve kafeteryası da mevcut. Sadece çevrede bazı satıcılar olmasa iyi olurmuş. Birde çöpünüzü içeriye atmazsanız iyi olur. Hava bacasının dibine atılan çöpler üzdü.
Bu İçeriğe Yorum Yap