Beyşehir’de bulunan tarihi Taş Köprü, Osmanlı dönemine uzanan geçmişiyle sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda önemli bir mühendislik ve sulama projesinin parçası. 1908–1914 yılları arasında regülatör baraj sistemiyle birlikte inşa edilmiş olması, yapının tarihî ve teknik değerini daha da artırıyor. Taş işçiligi ve bulunduğu konum itibarıyla oldukça etkileyici bir eser. Ancak ne yazık ki çevresindeki suyun kirliliği dikkat çekiyor; suyun bulanık ve kirli olması, hatta yer yer balık ölümlerinin görülmesi bu değerli yapının atmosferini olumsuz etkiliyor. Böylesine önemli bir tarihî mirasın daha iyi korunması, çevre düzenlemesinin yapılması ve su kalitesinin iyileştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Etkileyici bir mimariye sahip olup etrafındaki restaurantlarda oturup bu mimariyi izlemek keyifli. Köprünün ırmak üzerindeki yansıması da güzel karelerin oluşmasını sağlıyor.
Şehir merkezinde muhakkak görülmesi gereken yerlerden. Su seviyesini ayarlamak için baraj kapaklarına benzer kapaklar var. Fotoğraf tutkunları için güzel enstantane yakalama için harika b ir yer...
Beyşehir'e yolu düşenlerin mutlaka görmesi gereken harika bir eser. Her mevsim ayrı güzel.
Beyşehir’deki Taş Köprü, hem Selçuklu mirasını hem de bölgenin doğal güzelliğini aynı karede buluşturan sağlam bir yapı. Köprünün taş işçiliği hâlâ kendini gösteriyor; yanından geçen suyun sesi ve göl manzarasıyla birleşince güçlü bir atmosfer oluşturuyor.nnKöprü üzerinde yürümek, özellikle sabah erken saatlerde ya da gün batımında, bölgenin tarihî ağırlığını hissettiriyor. Hem fotoğraf çekmek hem de kısa bir durup manzarayı izlemek için ideal bir nokta. Beyşehir’e gelen herkesin mutlaka uğraması gereken karakterli bir yapı.