Ata sporumuzun yaşatıldığı Okçular Vakfındayım. Çok geniş bir alana sahip olan Okçular Vakfı içerisinde açık ve kapalı alanda atış talimi yapılabiliyor. Ayrıca içerisinde kafetaryası, camisi ve müzesi de bulunuyor. Burada geleneksel ve modern ok atışı yapma imkanı buldum ve çok keyif aldım. Müzesini gezerken de okçuluk tarihini detaylı bir şekilde öğrenme fırsatı buldum. İsterseniz okçuluk kurslarına kayıt olabilirsiniz
Alan Güzel, Tarihi Hava Korunamamış Ama Etrafı izin vermediğinden olduğu da belli Fakat Şu ana kadar gördüğüm en güzel eğitim alanı. Rüzgarlı olması aslında büyük avantaj.nZaten Şampiyon yetiştiren en iyi klüp.nBende Yarıştım ama Kürsüyü Uzaktan gördüm Ütüne Çıkmak Nasip olmadı.
Bugünkü federasyon mantığıyla çalışan tekke, bu yönüyle İstanbul’un en eski spor örgütlenmesi kabul edilmektedir. “Şeyh-i Râmiyân” ya da Reis-i “Tîrendâz” olarak adlandırılan atıcılar reisi dergâhta otururdu. Atıcılar en layık gördükleri kişiyi kendilerine reis seçerler, bu kişi padişahın beratıyla tekkenin şeyhi olurdu. Dergâhta şeyhin oturması için ayrılan büyük bir dairenin yanı sıra kemankeşlerin toplandığı “meydan odası” denilen geniş bir salon bulunmaktaydı.2 Okçular Tekkesi Hıdırellez günü olan 6 Mayıs’ta açılır, Kasım ayına kadar altı ay boyunca Pazartesi ve Perşembe günleri talim yapılırdı. Okçular Şeyhi’nin maiyeti olup hakemlik görevini yürüten “havacılar”, idman yapanları sınava sokar, yeni yetişenleri teşvik ederlerdi. Büyük hüner gösteren okçuların okları herkesin görebileceği bir yerde teşhir edilirdi. Merasim günlerinde ise büyük ziyafetler düzenlenirdi. Padişah ile devlet adamları ve ecnebi misafirler gösterileri dergâhın hemen yanındaki Hünkâr Köşkü’nden seyrederlerdi. Yarışmalardaki atış sırasından sofrada oturuş düzenine kadar her türlü etkinlik çeşitli kurallar dairesinde yerine getirildiği için bir okçuluk geleneği ve âdâbı oluşmuştu. Müsabakalarda ok yere düştüğünde genellikle “Yâ Hak” denirdi. Okçular kullandıkları eşyalara hürmet ederler, abdestsiz ok atmazlar, pirlerini yâd etmedikçe vazifelerini bitirmiş sayılmazlar, kendilerinden önce gelen şanlı adamlara ve umumiyetle ihtiyarlara saygı gösterirler, sokakta yürürken önüne geçmez, bunların ailelerini her türlü saldırıya karşı korumayı mertlik sayarlardı.
Okçuluk tarihi için harika bir müze, harika bir atış talimi sahası hatta birden çok, hem olimpik Okçuluk hem de geleneksel Okçuluk ikisi bir arada, konferans salonu, kafeterya, Cami mevcut, misafir hanesi çok temiz ve güzel, altı ay sonra tekrar buradayız aynen aynı fikirdeyiz 28 Haziran 2024
Güzel ortam burada ikamet edenler şanslı.nYalnız soğuk havalarda yağışlı havalarda atış yapılacak alanların olması gerekir. Kafeterya küçük yarışmaya gelen veliler sığmıyor. Tenteler yok.. yarışmalarda yağmur yağdığında çocuklar ıslanıyor.