Deprem riskinden sonra biraz korkutucu geldi. Görüntü olarak güzel ama bina biraz eski ve bakımsız olduğunu düşünüyorum Mersin’in sembol yerlerinden bir tanesi
Nostalji yasamak icin cok guzel. Icerisi genel olarak illegal mekanlar dolu. Pavyon tarzi turku barlar ve kafeler cok sayida. Tek ve aksam vakti gitmek guvenli degil. Kaderine terk edilmis.
1996 yılında Mersin Üniversitesi'ne başladım. O yıl bu binanın 10,11,12,13 ve 14. katları üniversiteye aitti. 2 yıl burada eğitim gördük. Üst katları Ramada Otel'di. Değeri bilinmemiş bir binaydı. Tam verimli kullanılmıyordu. Oysa mimarisi, projesi, çarşı biçimi mükemmeldi.nMezuniyet balosunu da yine bu binanın 46. katında yapmıştık. Müthiş manzarası vardı. O yıllarda Ortadoğu ve Balkanların en yüksek binasıydı. Hatta küçük çaplı bir deprem de yaşamıştık o yıllarda. Bina müthiş sallamıştı. Sonra bu binayı Japonların yaptığını ve en tepesinde her yöne 2 metre esneme payı olduğu söylenmişti. Gerçekten de öyleymiş. Geçenlerde bir belgeselini izledim Çok üzüldüm. . Sanırım şimdi tamamen gözden çıkarılmış, bimekanların yuvası olmuş. Eski halinden daha kötüymüş. Çok üzücü...Umarım bir gün değeri bilinir.
Mersinliler tarafından her tarifte kullanılan bir binadır. Zira 2000 yılına kadar Türkiyede İstanbul dışında bulunan en yüksek binaydı. Şu an eskisi kadar etkinliği bulunmaktadır. İş merkezi olarak geçmektedir.