Öncelikle anladığım kadarıyla her zaman ziyarete açık değil öğrenip gitmek gerekir veya şanslıysanız şehri gezerken bir uğrayabilirsiniz zaren çevresinde gezecek çok yer var.nEski Patrikhane binası olan Meryem Ana Kilisesi, Mardin'in o etkileyici dokusunun en özel parçalarından biri. İçeri girince ilk dikkat çeken şey, güzel taş ve ahşap işçiliği oluyor. Özellikle mihrap ve çevresindeki detaylar o kadar zarif ki, insan hayranlıkla inceliyor.nBu duvarlar arasında gezerken, ister istemez bu topraklardaki farklı kültürlere ve inançlara karşı büyük bir saygı duyuyorsunuz. Burası sadece tarihi bir yapı değil; içerideki o sessizlikte durup düşününce, bu coğrafyanın ne kadar büyük bir zenginliğe sahip olduğunu daha iyi anlıyorsunuz.nBizim için, insanlığın ortak mirası üzerine sessizce düşündüğümüz, bir farkındalık anı yaşadığımız bir yer oldu. O huzurlu ortamda kendi içimizden geldiği gibi dualarımızı da ettik. Mardin gezinizde sadece bakıp geçilecek bir yer değil, durup o atmosferi hissetmeniz gereken çok özel bir mabet. Kesinlikle vaktinizi ayırmaya değer.
Burası aslında cemaatten değilseniz girebileceğiniz bir kilise değil, öncelikle bunu bilerek gezi planınızı oluşturmanızı tavsiye ederim. Cemaatten olmamama rağmen ben nasıl girebildim, onu da Mardin’in gizemli ve büyülü enerjisine teslim etmek istiyorum. Yine, binlerce yıllık bir maziye sahip bir kilise. Hayran olmamak elde değil. İçeride tahmin edebileceğinizden çok daha fazla sanat eseri mevcut, şöyle söyleyeyim, bir sanat güneşi değilim fakat Caravaggio’nun olabilecek tarzda bir portre resim bile mevcut. Ayrıca yine binlerce yıllık geçmişe sahip olabilen kitaplardan, yazmalardan oluşan bir kütüphanesi var ki, oraya sadece akademisyenler özel izinlerle çıkabiliyormuş. Tarihe tanıklık eden bir kilise. Mardin’in büyüsüne kapılıp yolunuzu bir şekilde içeri düşürebilirseniz ne mutlu sizlere.
Mardin’in Süryani kültürüne ışık tutan önemli yapılarından biri olan Meryem Ana Kilisesi, ne yazık ki ziyarete kapalı bir durumda. Ancak bu durum, kilisenin etkileyici mimarisini ve tarihî değerini görmezden gelmek için bir neden değil. Mardin Arkeoloji Müzesi’nden uzaktan da olsa görülebilen bu kutsal yapı, geçmişin izlerini taşımaya devam ediyor.nn1860 yılında inşa edilen kilise, Süryani taş işçiliğinin zarif örneklerinden biri. Yalnızca dışarıdan bile bakıldığında, ince detaylarla bezenmiş taş duvarlar ve sadeliğiyle dikkat çeken mimari, insanı kendine hayran bırakıyor. Ziyarete kapalı olması, kilisenin sessizliğini ve gizemini bir kat daha artırıyor.nnMardin Arkeoloji Müzesi’ni gezerken bu kiliseyi gözlemlemek, Süryani kültürü ve inancına dair bir bağ kurmanızı sağlayabilir. Keşke içine girip tarihi ve ruhani atmosferini daha yakından hissedebilseydik, ancak yalnızca dışarıdan görmek bile bu kilisenin Mardin’in zengin kültürel mozaiğindeki yerini anlamak için yeterli.nnBir gün yeniden ziyarete açılırsa, bu kiliseyi adım adım keşfetmek için sabırsızlanacağımıza eminiz. Şimdilik, onun sessizliğine uzaktan tanıklık etmek de ayrı bir deneyim.
Çok güzel bir kilise... görevliler ilgili ve güler yüzlü içeri girdiğinizde size kilise hakkında bilgide veriyorlar... yüzyıllık fotoglar var...
Mistik.dingin.harika anlatan rehber...nTemiz düzenli yöresel bi mimari...