facebooktwitterpinterest

Eşrefoğlu Rumi Camii ve Türbesi adresi, iletişim bilgileri

Eşrefoğlu Rumi Camii ve Türbesi
Adres: Beyler, Hüseyin Oktay Sk. No:33, 16860 İzni̇k/Bursa, Türkiye


Çalışma Saatleri

Pazartesi: 24 saat açık
Salı: 24 saat açık
Çarşamba: 24 saat açık
Perşembe: 24 saat açık
Cuma: 24 saat açık
Cumartesi: 24 saat açık
Pazar: 24 saat açık

Yorumlar
Genel KısaltmalarnTranskripsiyon İşaretlerinArama KılavuzunDuyurularnTDV İslâm AnsiklopedisinHakkındanGörüntü AyarlarınnTDV İslâm Ansiklopedisi'nde ara...nEŞREFOĞLU RÛMÎ CAMİİnİznik’te XV. yüzyılda Eşrefoğlu Rûmî adına yaptırılan ve orijinal şekli günümüze ulaşmayan cami.nnMüellif:nSELDA KALFAZADEnEşrefzâde veya Eşref-i Rûmî Camii adlarıyla da anılan ve Yunan işgali sırasında tamamen ortadan kalkan caminin ilk yapısından günümüze yalnızca minaresiyle hazîre kısmı ulaşmıştır. Cami, İznik’te yaşamış ve burada ölmüş olan Kādiriyye tarikatının Eşrefiyye kolunun kurucusu ünlü mutasavvıf Eşrefoğlu Rûmî ö. 874/1469-70 adına inşa edilmiştir. Eski fotoğraflarda Eşrefoğlu Rûmî’nin türbesinin de caminin hemen bitişiğinde olduğu görülmekte, ancak işgal sırasında o da tamamen yıkıldığı için günümüzde şeyhin kabrinden başka herhangi bir izine rastlanmamaktadır. Caminin inşa tarihi ve bânisi belli değildir. Yalnız burada 1485 yılında Fâtih Sultan Mehmed’in eşi Mükrime Hatun tarafından bir cüz okuma vakfının kurulduğu bilinmekte ve bu durum yapının bu tarihten önce yapılmış olduğu görüşüne kesinlik kazandırmaktadır. Cami, büyük ihtimalle Eşrefoğlu Rûmî’nin ölümünden sonra türbe ile birlikte veya türbeden hemen sonra ona yakın bir tarihte inşa edilmiş olmalıdır. Minarenin camiden ayrı ve türbe duvarına bitişik yapılması da aynı ihtimalleri hatırlatmaktadır.nnGeçmişte yapılan araştırmalardan ve mevcut fotoğraflarından hakkında bilgi edinilebilen Eşrefoğlu Rûmî Camii’nin uzunlamasına dikdörtgen planlı, düz çatılı bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. Devşirme dört sütuna oturan beş kemerli, yanları kapalı ve hayli derin bir son cemaat yeri ile dışa açılır. Ortada yer alan kapının iki yanında simetrik olarak altta büyük, üstte küçük birer penceresi bulunmakta ve bunların kapıya uygun düşecek şekilde sivri kemerlerle donatıldıkları görülmektedir. Duvarlar düzensiz taş ve tuğla sıralarıyla meydana getirilmiştir. Yapının iç kısmında sekiz ahşap direk üzerine oturan bir müezzin mahfili bulunmaktaydı. Mukarnaslı kavsarası dışında bütünü ile çini kaplı olan mihrap, iç mekânın en dikkat çekici unsurlarından biriydi. Yapıdan ayrı tutulduğu ve bitişikteki türbenin köşesinde yer aldığı bilinen, halen şerefeden yukarısı eksik ve çelik kuşaklar içine alınmış olan minare, yüksek bir çokgen kaideye oturmakta olup tamamen tuğladan örülmüş silindirik bir gövdeye sahiptir. Gövdesinde ve şerefe altında dikdörtgen ve kare levhalardan meydana gelen çini kuşaklardan başka şerefe altındaki mukarnasların arasına da aynı tarzda çini levhalar yerleştirilmiştir. Bu çinilerin IV. Murad zamanında yaptırılan onarım sırasında konulduğu bilinmektedir; bu onarımda cami ve türbenin içi de çinilerle kaplanmıştır. Özellikle camide son cemaat yeriyle harimin duvarlarını ve mihrabın üzerini kaplayan çinilerin son derece zengin olduğu mevcut fotoğraf ve çizimlerden anlaşılmaktadır. Bu çinilerden halen İznik Müzesi’nde bulunan çok sayıdaki parçasının sır altı tekniğinde yapıldığı ve XVII. yüzyıl için hayli kaliteli olan bir işçilik yanında desen ve renk açısından da önemli özellikler sergilediği görülmektedir. Çok değişik çiçek desenleri ihtiva eden bu parçalar arasında kitâbeli olanlar özellikle dikkat çekicidir. Eşrefoğlu Rûmî Camii ve Türbesi’nin çinilerinden günümüze ulaşan bu kısıtlı malzeme, XVII. yüzyılda artık gerilemeye başlayan İznik çiniciliğinin son dönem örnekleri olması bakımından da ayrıca değer taşımaktadır. Camiyi önemli kılan başka bir husus da yapının İznik’teki tek çinili eser olmasıdır. Osmanlılar’ın birinci derece çini yapım merkezi olan İznik’te üretim, başından beri imparatorluğun önde gelen merkezlerinin ihtiyaçları doğrultusunda daima dış tüketime yönelik olmuştur.
15. yüzyılda yaşamış Hacı Bayram Veli’nin yanında yetişen bir şey ondan dolayı türbesini görmek istedik tasavvuf açısından önemli bir isim camisi gayet güzel türbesi de gayet güzel fatihaımız okuyup yolumuza devam ettik
İznik’teki Eşrefzade Camii, Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilen tarihi bir camidir ve İznik'in önemli dini yapılarından biridir. Bu cami, 15. yüzyılın sonlarına doğru, II. Bayezid döneminde yapılmıştır. Caminin inşasında ve adının verilmesinde, Eşrefoğlu Rumi'nin torunlarından olan Eşrefzade Abdullah Rumi’nin etkisi büyüktür. Abdullah Rumi, Osmanlı'nın manevi dünyasında önemli bir yere sahip bir sufidir ve bu cami de onun adına ithaf edilmiştir.nnCami, klasik Osmanlı mimarisi özelliklerini taşır. Tek kubbeli bir yapıya sahip olan caminin iç mekânı, sade ancak estetik bir anlayışla dekore edilmiştir. Caminin inşasında kullanılan kesme taş ve tuğla, yapıya hem sağlamlık hem de estetik bir görünüm kazandırır. Eşrefzade Camii, küçük bir külliye şeklinde inşa edilmiştir ve caminin yanında Eşrefzade Abdullah Rumi’nin türbesi de bulunmaktadır.nnCami ve türbe, zaman içerisinde çeşitli restorasyonlar geçirmiştir. Bu restorasyon çalışmaları, yapının orijinal mimarisine sadık kalınarak gerçekleştirilmiştir. Eşrefzade Camii, İznik’in tarihi dokusunu yansıtan önemli bir ibadet yeri olarak ziyaretçilerine kapılarını açmaktadır. Bu cami, hem yerli halk hem de İznik’i ziyaret edenler için manevi değeri yüksek bir mekândır.
İstanbul'dan günübirlik bir gezi için en ideal yer iznik. Oraya gidip de, iznik i müslüman yapan, Hacı Bayram-ı Veli'nin damadı, Eşrefoğlu hazretlerini ziyaret etmeden, camisinde 2 rekat namaz kılmadan dönmek, büyük kayıp olur...
Eşrefoğlu rumi efendimizin aneviyatı çok güzel, zaten İznik genel olarak hem manevi hem tarihi dokusuyla mutlaka görülmesi gerekir. Ecdadımıza ait sayısız eser yapı var.
Bu İçeriğe Yorum Yap