
Görülmeye...
Dahası Yaşanmaya Değer...
Cafe Créme 2014 yılının Ekim ayında Az Az ve Sessizce Açıldı...
Az az derken çalışanları kendileri idi... Sevdikleri, güvendikleri arkadaşları ve kendileri. O büyük mekanların süslü aşçıları, garsonları, masaları yoktu içeride, sadece kendi ruhlarını ve gülümsemelerini koydular insanların önüne,..
Ve Sessizce... Hiç ilan dağıtmadılar, reklam yapmadılar açıldık diye... Önce kendileri misafir oldular kendi Cafelerine, sonra bin yıllık dostlarını çağırdılar. Dostları, kendi dostlarına söyledi. Çok sevildi...
Para kazanmayı düşünmediler, belki de istemediler... Olmaz öyle diyenler oldu, dinlemediler. Nasıl olsa en azından kiramızı ödeyebiliyoruz dediler, kendilerine ve dostlarına,..
Bazı arkadaşları dedi ki biz burada müzik de yapalım... Herkes bir şeyler getirdi. Bir masa kalktı orası sahne oldu, bazen boş, bazen dolu masalara müzik yapıldı, hep birlikte şarkılar söylendi, şiirler okundu,..
Mahalle arasında idi... Kimileri ne yaptınız kardeşim burada iş olmaz dedi, kimileri mahalleleri adına teşekküre geldi, hatta bir sürü insan getirdi... Gelenler bayıldılar, bazen yemekleri gecikti, ama bayıldılar. Hep tekrar geleceğiz diye gittiler ve kalabalık kalabalık geldiler...
Zeytinyağlı Kerevizi ile ünlendi. Babaanneden Sütlaç ve Köfte, Gamzegülden Kış Çayı, Ezgiden Peynir Ezmesi... Hani annelerimiz, ders çalışırken evdeki Türk kahvesi ile Sütlü Kahve yaparlardı ya o bile vardı. Eski bayramlardaki Damla Sakızlı Kahve de cabası...
Ambiyans ve Müzik belli ki aynı adamın elinden çıkmış... Edit Piaf’ları, Elton John’ları, Charles Aznavour’ları dinlerken Cafe’nin kütüphanesinden birde kitap aldıysanız elinize, sanki Şanzelize de, Central Park ta, Hyde Park ta bir yerlerde oluveriyor ya da eski 45’lik ve 33’lüklerle Yeşilçam filmlerinin içine giriyor, İzmir de, İstanbul da veya bir parçanızı bıraktığınız Ülkelerde, Şehirlerde, Sevgililerde buluyorsunuz kendinizi...
Bir keresinde bir hanımefendi 4,5 saat sadece müziği dinlediğini ve ağladığını söylemişti... Gençler geldi, şaşırdılar müzikleri dinleyince. Bizim büyüdüğümüz, aşık olduğumuz, hüzünlendiğimiz bu muhteşem parçaları hiç duymamışlar sanki, yeni düzenlemelermiş gibi bu cd’yi nerede bulabiliriz dediler, bunlar nasıl müzikler, ruhumuz dinlendi dediler...
Görülmeye... Dahası Yaşanmaya Değer,..
Ayrancı Simit Kafe
92 metre
Bazen müşteri varken bile kendi aralarında kavga ediyorlar. Onun dışında iyi bir yer....
Ayrancı Simit Kafe
92 metre
Bazen müşteri varken bile kendi aralarında kavga ediyorlar. Onun dışında iyi bir yer....
Aşina Antika Cafe
245 metre
Oturduğunuzda antika eşyalarla büyük huzur veren, bir çok ressam ve heykeltraşın uğra...
Tuna Simit Cafe
344 metre
Fiyatlar daha da uygun idi, şimdi o bölgedeki fiyatlara dengelendi. Hijyen konusunda ...
Odie Coffee House
375 metre
Ozan Bey'in ilgisi ve muhabbetiyle kendinizi müşteri gibi hissetmediğiniz, çok hoş ve...
Salon Meneviş
378 metre
Dum Dum Sandvic Waffle
416 metre
Sosisli ve tostları mükemmel. Ayrıca mekan çok temiz hijyen konusunda çok duyarlılar....
Fırınelli Cafe Bistro
419 metre
Çikolata Pastaneleri
454 metre
Üzülerek, yorumu düzenliyorum; Güzelim pastanemizi kapatmışlar.
Sanırım ufak bir yang...
Turuncu Kafe
462 metre
Mekanlarına gitmeden uzaktan fal bakımı yaptirdim .Ömrümde baktırdığım en kötü fal ol...
Cafe Kantin
724 metre
İlk kez sosissiz kumru yedim. Sosis dışında her şey vardı. Geç saatte açık olduğu içi...
Güleryüz lezzet evi
742 metre
Engin bilgilere sahip mutfak sanatlarını avucunun içi gibi bilen ve fastfood ürünleri...
Nar Kebap Kokoreç Cafe
821 metre
Cana yakın bir yaklaşımı var ama kokoreç yemek için ankarada daha güzel yerler var be...
Yolluk Park 17
863 metre
İlk gidişimizde "aradığımızı bulduk" imajı veriyor gönlünüze. niye? çünkü hafta içi g...
Özlenen Kahve
897 metre
Özlenen Hanım'ın yaptiklari her zaman lezzetli ve aynı tattadir. Mama sandalyesi yok....
Pınar Su
898 metre