
1941'DEN BUGÜNE... BİR ALANYA MARKASI...
1941' DEN BUGÜNE... BİR ALANYA MARKASI...
DÜNDEN BUGÜNE BAMYACI DONDURMA
1940 lı yıllar… İkinci Dünya Savaşı’nın yokluğu ve kıtlığı da beraberinde getirdiği zorlu yıllar…
Kemal Bamyacı henüz 13 yaşındadır. Babası Hüseyin Efendi, Kuyular önünde manifaturacılık yaparken iflas eder, evde şeker imalatına başlar. Bunu elle baskı olarak yapar. Böylece iri Bamyacı şekeri ortaya çıkar. Aynı sanatı çocuklarına da öğretir. Zamanla şekerler çeşitlenir, badem şekeri, leblebi şeker, çöre şekeri imal edilmeye başlanır. Bunlar, o günlerin Alanya’sında üçü dördü geçmeyen bakkallara toptan verilir.
Bütün halk savaşın getirdiği sıkıntılardan dolayı, geçim derdine düşer. 1941 yılında Ali Güney adlı bir mahkum, Alanya cezaevinde Avrupa’dan getirilen bir kutuda karla dondurma yapar, dışarıya sattırır. Bu kutu Kemal Bamyacı’nın dikkatini çeker. Babasının da teşvikiyle bu kutuyu satın alır. Yüksek yayladan, Giy Dağından gelen karla dondurma yapmaya başlar. O yılllarda Alanya elektrik yoktur, dolayısıyla evlerde de buz bulunamamaktadır. Günde sadece 3 kilo dondurma yapabilen bu kutuda, kar ile imal ettiği dondurmaları seyyar olarak satmaya başlar.
Ve o günlerin heyecanını hiçbir zaman unutamaz ve yıllar yıllar sonra şöyle anlatır. “ Toroslardan getirilen salep taş dibekte dövülür, en ince elbişim elekle elenirdi. Bir elimde askı, bir elimde kutu Alanya çarşısında dolaşırdım. Zaman zaman evlere de servis yapardım. Ahşap fıçı içerisinde paslanmaz kaplar vardı. Akşam verir, sabah geri alırdım. “
Çocukluğunun ruh dünyası içinde seyyar dondurma satarken söylediği şu sözler hafızasından hiç silinmez; “dondurmam kaymak, ustası şamdan, suyu şadırvandan (kuyular önündeki şadırvanı kasteder), ustam yapar ben satar, satamazsam dayak atar (burada da babasını kasteder). Dondurmam kaymak, on paraya bir tabak, ye de tadına bak.”
O günlerde ceplerine madeni para koymak için giydiği şalvarı hiç unutamaz. Zaman zaman Kuyular önündeki o tarihi çınar ağacına çivi ile çakıp sattığı dondurmalar hala Alanya’da dilden dile anlatılır.
Seyyar olarak başladığı dondurmacılığa,1948 yılında İskele caddesinde dondurma dükkanı açarak devam eder. Bu Alanya da açılan ilk dondurma dükkanıdır. Aynı dükkanda kış aylarında helva, lokum, akide şekeri imalatı da yapılır. Bu yıllarda babası Hüseyin Bamyacı ve kardeşi Turan Bamyacı kendisine yardımcı olurlar.
1950 yılında askere gider. 1955 yılında evlenir. Bu evlilikten kızı Düriye, oğlu Hüseyin dünyaya gelir.
1960 yılında, İstanbul’dan Alman malı dövme tertibatlı makine satın alır. Musevi Albert ustaya Feriköy’de monte ettirir.
1960 lı yıllarda Bamyacı Kardeşler, dövme tertibatlı makinelerinde yaptıkları sütlü, çikolatalı, fıstıklı, cevizli, kuvertürlü, portakallı, limonlu, mandalinli, kavunlu, çilekli, şeftalili, vişneli, kızılcıklı, erikli dondurmaları ile nam yaparlar. Böylece Alanya’nın tanıtımına katkıda bulunurlar.
1987 yılında, İskele caddesi Kızıl kule yanındaki yerlerinde oğlu ve yeğeni ile devam eder.
2002 yılında Kemal Bamyacı vefat eder. Oğlu Hüseyin Bamyacı ve yeğeni Zihni Sevindi ondan aldıkları meşaleyi, yılların getirdiği deneyimleriyle, dondurmalarının lezzeti ve gülen yüzleriyle günümüze kadar getirmeyi başarırlar.
Murat Dondurma
1 km