Ayvalık’ın en sakin ve en karakteristik noktalarından biri. Dışarıdan bakınca sade ama etkileyici bir mimariye sahip; içeri girdiğinizde ise yüksek tavanı, geometrik kasetli tavan süslemeleri ve gün ışığıyla renk değiştiren vitraylarıyla bambaşka bir atmosfer sunuyor.nnBurası, hem bir ayazma hem de tarihî bir yapı olarak korunmuş durumda. İçerideki su bölümü ve çevresindeki düzenleme, yapının eski kullanımına dair net bir fikir veriyor. Restorasyonda yapının orijinal dokusuna mümkün olduğunca sadık kalınmış, bu da gezerken o eski zaman hissini kaybetmeden dolaşmanızı sağlıyor.nnBilgi panoları yeterli ve anlaşılır. Çok kalabalık olmaması da yapıyı keyifle gezmeyi kolaylaştırıyor. Ayvalık’ta sadece sokakları değil, tarihini de hissetmek isteyenler için mutlaka uğranması gereken bir durak.nn Sessiz, derli toplu ve estetik açıdan tatmin edici bir ziyaret noktası.
Panagia Phaneromeni Ayazması. Girişte yazan panoya göre 1852’de 16 yaşında bir kızın gördüğü rüya sonucu keşfedilen su kaynağının üzerine inşa edilmiştir. Zamanla buraya gelip şifa bulmak isteyenlerin sayısı artınca Ayazma genişletilmiş ve ikinci havuz eklenmiştir. Yapı günümüzdeki şekline 1890 yılında kavuşmuş. 1940’lardan sonra Ayazma bir süre zeytinyağı fabrikası olarak kullanılmış. Fabrikanın da kapanmasıyla atıl hale gelen yapı 2016-2018 yıllarında yapılan restorasyonla ziyarete açılmıştır.
Mimari olarak içerisi cok güzel. Suyun kutsal ve iyileştirici olduguna inanılıyormuş. Bir nevi saglık gibi. Girişler ücretsiz. Cok ilginç bilgiler var. Panoları mutlaka okuyunuz
Ayvalık’tan selamlar nnBugün sizleri beni çok etkileyen bir yerle tanıştırmak istiyorum: Ayvalık Ayazması Panagia Phaneromeni. Burası sadece tarihi bir yapı değil; hikâyesiyle, mimarisiyle ve doğayla iç içe huzuruyla insanı içine çekiyor.nnEfsaneye göre, 1851 yılında genç bir kızın rüyasında gördüğü yer işaret edilmiş, üzeri kazılmış, sonunda kutsal bir ikonası ve bir kaynak su ortaya çıkmış. 1867’de ilk küçük ayazma yapılmış; 1890’da ise bugünkü büyük yapı inşa edilmiş.nnYapıya girdiğinizde neo-klasik çizgiler, sarımsak taşıyla yapılmış detaylar, vitray pencereler, tavan süslemeleri hemen göze çarpıyor. Hava hafif rüzgârlıysa suyun sesiyle bu sessizliği delen hafif uğultu geliyor; insan kendini biraz mistik bir atmosfere bırakıyor.nnBir de bu su var: “kutsal su” denen, şifalı olduğuna inanılan kaynak suyu. Eskiden uzak şehirlerden bile insanlar gelip burada su içiyor, havuza giriyormuş; hastalıklarından ümit umuyormuş. Bugün de burası Ayvalık’ın tarihi ve kültürel zenginliklerinden biri; ziyaretine açık.nn Ziyaret bilgisi: Ayvalık Ayazması pazartesi günleri kapalı, diğer günler ise 10.00–17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.nnEğer yolun Ayvalık’a düşerse, mutlaka görmelisin. Fotoğraf çekmek için, doğayla baş başa kalmak için ya da tarihle ruhunu beslemek için birebir.
Çok güzel restore edilmiş mekâna giriş ücretsiz, pazartesi günleri kapalı, içeride akan suyun şifalı olduğuna inanılıyor.nAyvalık Ayazması'na ilişkin bilgiler şöyle: Ayazma adı Yunanca kutsal yer anlamına gelen “Hagiasma” kelimesinde gelmektedir. Ayazmalar, Ortodoks kültürüne ait yapılardır. Genellikle Ortodoks Kiliseleri'nin, altında veya yanında bağımsız ya da müstakil olarak bulunur. Ayazmaların hastalıklara şifa dağıttığına, isteklerin gerçekleşmesine yardımcı olacağına inanılır. Türkiye'de ayazmalar açısından en zengin kent İstanbul'dur. Öyle ki Osmanlı Dönemi'nde inşa edilen ayazmaların sayısı Bizans Dönemi’nden daha fazladır.nnAyvalık’ın en önemli dini yapılarından biri Panagia Phaneromeni Ayazması idi. Panagia, Ortodokslarca Meryem Ana’ya verilen addır. Phaneromeni ise canlanan, yeniden ortaya çıkan, görünen anlamındadır. İsminden de anlaşılacağı üzere bu yapı, Meryem Ana için yapılmıştı. “Panagia Haralambos Kilisesi”ne bağlı olan Panagia Phaneromeni Ayazması’nın, bir kilise olmadığı, 2011 yılında Balıkesir Müzesi’nin Prof. Dr. Ömer Özyiğit danışmanlığında yaptığı kazılar sonrasında kesin olarak anlaşılmıştır.